Öyle oldu böyle oldu derken Hidayet sonunda Raptor oldu. Yazının bu kadar gecikmesinden dolayı öncelikle özür diliyorum.
Orlando sezonu muhteşem bir Nba finali ile noktalarken aklımızda hep Hidayet'in sözleşmesindeki opsiyonu kullanıp kullanmayacağı merak konusuydu. Sonunda Hidayet sezon sonu serbest kalacağını açıkladığında onun daha iyi bir ücrete Orlando'da kalacağını düşünmüştük. Peki Orlando ne yaptı? Takımı finale taşıyan, iç dengeyi sağlayan, saha içi liderine 4 senelik kabul edilmesi mümkün olmayan bir sözleşme önerdi. Üstelik aynı bölgede oynayan Vince Carter ile anlaşarak bir nevi Hidayet'e kapıyı göstermiş oldular.
Orlando olmayınca Hidayet'in Portland'a gideceğini düşündük. Zira 5 senelik şahane bir kontrat teklif etmişlerdi, Hidayet'i kral gibi karşılamışlardı. Portland kadro yapısı itibariyle şampiyonluğa oynayabilecek bir takım, genç, istekli oyunculara sahip. Tek eksikleri saha içi lideri, Hidayet gibi zor anlarda topu alabilecek biri, egoist olmayan, topu paylaşmayı seven bir yıldız. Hidayet tam aradıkları adamdı ama olmadı.
Toronto'nun devreye girmesi ile benzer bir kontrata Toronto yolunu tuttu Hido. 5 yıl için 53 milyon dolarlık sözleşmeye imza attı. Bu kararda eşinin Toronto'yu daha çok sevmesi ve Toronto'da daha çok Türk yaşadığını öne sürmesi etkili olduğu söyleniyor. Hidayet açısından bakacak olursak Portland yerine Toronto'yu tercih etmesinde avantaj ve dezavantajlar var.
Öncelike Portland'da olsa idi başarılı sezonuna kaldığı yerden devam edecekti. Bir kere kesinlikle playoff oynayacaktı, üstelik belki batı finali, Nba finali yaşayabilirdi. Oysa Toronto son beş sezondur playoffa giremeyen bir takım, içinde dağınık. Yetenekli oyuncuları var ama derli toplu değil.
Öte yandan Toronto Nba'de en fazla avrupalı oyuncu bulunduran ve bir avrupalının en rahat edeceği takım. Hidayet arkasında Calderon gibi yetenekli bir İspanyol ile oynayacak, önünde Howard yerine ondan daha hareketli Bosh olacak. Takım içindeki yeni görevi ne olacak çok merak ediyorum, son topları kullanacak mı? El yakan şutları üstlenecek mi? Takımın liderliğini ele geçirebilecek mi? Bunları bekleyip göreceğiz.
Hidayet'in Toronto'yu seçmesindeki bence en büyük etken Toronto'nun doğuda olması. Hidayet emekli olmadan all star seçilmek istiyor burası aşikar. Batının forvetleri ile mücadele etmektense doğudan all stara girmesi çok daha kolay. Ayrıca doğu playoffa girip takım olarak başarılı olabilmek için daha elverişli. Gerçi bu sene Shaq'lı Cavs ve sağlıklı Boston ile, Orlando'yu da sayarsak zor bir yıl geçirecekler. En azından Toronto'nun 2-3 sene büyük başarı beklememesi gerekir. Hidayet aynı Orlando'da olduğu gibi, yanına iyi oyuncular getirilirse ve takım bench katkısını artırabilirlerse son iki senesinde takımını zirveye taşıyabilir.
Benim gönlüm Hidayet'in Orlando'da kalmasından yanaydı, Nba kariyerine Orlando'da son verseydi 10 sene gibi bir süre bu takımda oynamış ve takımın ikonu olmuş olacaktı. Ama Hidayet'e 3 milyon dolar için takım değiştirdi diyen insanlar şunu unutmamalı. Orlando 4 senelik bir sözleşme önerdi, muhtemelenen bu süresinin sonunda Hidayet en fazla 3-4 milyon dolarlık bir kontratla Nba'de kalabilir çünkü yaşı hayli ilerlemiş olacak. Hidayet 5 senelik sözleşme isteyerek aslında 17 milyon dolar için takımını değiştirdi diyebiliriz.
��
13:15 |
ben wallace,
clevaland cavaliers,
kobe bryant,
lebron james,
los angeles lakers,
phoenix suns,
sasha pavlovic,
shaquille o neal
2010 yılında basketbola veda edeceğini duyuran Shaq şampiyon olmak için elindeki bu son şansını oldukça şaşalı bir takasla denemiş oldu. Takasa göre Cleveland Cavaliers yolunu tutan Shaquille O'Neal karşılığında Sasha Pavlovic ve Ben Wallace önümüzdeki sene Phoenix Suns forması giyecekler. Ayrınca Cavaliers Phoenix takımına 500.000$ nakit para da ödeyecek.
Elbette takasın en önemli parçası olan Shaq 4 kez şampiyonluk yüzüğü kazanırken yanında Kobe Bryant ve Dwyane Wade gibi guardlar vardı. Bu sefer yine yanında olağanüstü bir basketbolcu olan Lebron James olacak. Zaten insanları heyecanlandıran kısım burası. Pota altında hala rakipsiz olan Shaq ile birlikte ligin son Mvp'si Lebron James şampiyon olabilecek mi?
Öncelikle Cavaliers'in muhtemel rakiplerine bakalım. Boston Celtics, Orlando Magic, Los Angeles Lakers. Bu takımlardan Shaq ile çarpışabilecek pota altına sahip olan sadece Orlando Magic var. Lakers yine akıllı savunması ile Dwight Howard'ı durdurduğu gibi Shaq'ı da durdurabilir ama sıkıntı yaşayacakları aşikar. Boston Celtics'in tecrübesiz pota altını ise Shaq ezer geçer. Tabi bunlar hep sağlıklı Shaq için yaptığımız varsayımlar. Son zamanlarda sakatlıklar Shaq'ın peşini bırakmıyor.
Ama madalyonun ikinci yüzü var. Her ne kadar Cavaliers fast break takımı olmasa da Shaq'ın onları ciddi anlamda yavaşlatacağı aşikar. Lebron James ile Shaq'ın nasıl anlaşacağı da tam bir muamma. Yine birbirlerinden övgüyle bahsedecekler ve Shaq yine Lebron James'in Nba'in en iyi oyuncusu olduğunu söyleyecek. Tıpkı bir zamanlar Kobe ve Wade için dediği gibi. Özetle Cavaliers taraftarları heyecanlanmış olabilir ama şampiyon olabileceklerini düşünmüyorum. Ama Cavs-Lakers finali, hem Kobe Lebron düellosu için, hem de Kobe Shaq düellosu için gelmiş geçmiş en iyi Nba finalini yaşatabilir bize.
Olaya Phoenix açısından bakasım gelmiyor ama herkes tarafından sevilen böyle olağanüstü bir takımın gözlerimizin önünde erimesi beni oldukça üzüyor. Bundan sonra şampiyonluk için ümitleri kalmadı ama sakatlık yaşamazlarsa playofflara girebilirler. Ben Wallace zaten son senesi olduğunu bildirmişti dolayısıyla bir sene oynayacak yeni takımında. Sahsa Pavlovic ise ne kadar verimli olur tartışılır. Kısaca Phoenix takasla Shaq'ın devasa 21 milyon $'lık kontratından kurtulmuş oldu. Bu para ile serbest oyuncuları alarak geleceğe yatırım yapabilirler.
Kısaca iki kulübünde zarar gördüğü ilginç bir takas oldu bence. Phoenix Shaq'ı hiç takas etmemeliydi. Cleveland ise bir sene oynayacak bir adam için kadro düzenini bozmamalıydı. Şampiyon olamazlarsa kontratının son senesi gelen Lebron James'i bedelsiz New York Knicks'e kaptırabilirler.
Elbette takasın en önemli parçası olan Shaq 4 kez şampiyonluk yüzüğü kazanırken yanında Kobe Bryant ve Dwyane Wade gibi guardlar vardı. Bu sefer yine yanında olağanüstü bir basketbolcu olan Lebron James olacak. Zaten insanları heyecanlandıran kısım burası. Pota altında hala rakipsiz olan Shaq ile birlikte ligin son Mvp'si Lebron James şampiyon olabilecek mi?
Öncelikle Cavaliers'in muhtemel rakiplerine bakalım. Boston Celtics, Orlando Magic, Los Angeles Lakers. Bu takımlardan Shaq ile çarpışabilecek pota altına sahip olan sadece Orlando Magic var. Lakers yine akıllı savunması ile Dwight Howard'ı durdurduğu gibi Shaq'ı da durdurabilir ama sıkıntı yaşayacakları aşikar. Boston Celtics'in tecrübesiz pota altını ise Shaq ezer geçer. Tabi bunlar hep sağlıklı Shaq için yaptığımız varsayımlar. Son zamanlarda sakatlıklar Shaq'ın peşini bırakmıyor.
Ama madalyonun ikinci yüzü var. Her ne kadar Cavaliers fast break takımı olmasa da Shaq'ın onları ciddi anlamda yavaşlatacağı aşikar. Lebron James ile Shaq'ın nasıl anlaşacağı da tam bir muamma. Yine birbirlerinden övgüyle bahsedecekler ve Shaq yine Lebron James'in Nba'in en iyi oyuncusu olduğunu söyleyecek. Tıpkı bir zamanlar Kobe ve Wade için dediği gibi. Özetle Cavaliers taraftarları heyecanlanmış olabilir ama şampiyon olabileceklerini düşünmüyorum. Ama Cavs-Lakers finali, hem Kobe Lebron düellosu için, hem de Kobe Shaq düellosu için gelmiş geçmiş en iyi Nba finalini yaşatabilir bize.
Olaya Phoenix açısından bakasım gelmiyor ama herkes tarafından sevilen böyle olağanüstü bir takımın gözlerimizin önünde erimesi beni oldukça üzüyor. Bundan sonra şampiyonluk için ümitleri kalmadı ama sakatlık yaşamazlarsa playofflara girebilirler. Ben Wallace zaten son senesi olduğunu bildirmişti dolayısıyla bir sene oynayacak yeni takımında. Sahsa Pavlovic ise ne kadar verimli olur tartışılır. Kısaca Phoenix takasla Shaq'ın devasa 21 milyon $'lık kontratından kurtulmuş oldu. Bu para ile serbest oyuncuları alarak geleceğe yatırım yapabilirler.
Kısaca iki kulübünde zarar gördüğü ilginç bir takas oldu bence. Phoenix Shaq'ı hiç takas etmemeliydi. Cleveland ise bir sene oynayacak bir adam için kadro düzenini bozmamalıydı. Şampiyon olamazlarsa kontratının son senesi gelen Lebron James'i bedelsiz New York Knicks'e kaptırabilirler.
��
08:21 |
all star,
clevaland cavaliers,
darkblack,
kobe bryant,
lebron james,
los angeles lakers,
mvp,
phil jackson
Önceden Nba'e her gelen yetenekli guardları Michale Jordan'la kıyaslardık. Neyse ki sonunda her oyuncuyu kendi dönemi ile kıyaslamayı öğrenebildik. Son gözdemiz, Lebron lige adımını attığından beri süre gelen bu çekişme. Neredeyse her Nba severin kendine has fikirleri var. Benimkiler şöyle.
Çok adil olmadığını bilsem de bir oyuncunun başarısı çoğunlukla takımının başarısıyla doğru orantılıdır. Bundan 3 sene evvel Kobe Bryant lig istatistiklerini tek başına domine ederken, rekorları her gece parkelere gömerken, çoğu kişiye göre fazlasıyla hak ettiği Mvp ödülünü Steve Nash'e kaptırmıştı. Çünkü takımı Lakers zor zamanlardan geçiyordu ve Kobe o sıralar sadece kendine çalışıyordu. 2 sene sonra çok daha kötü istatistiklerle Mvp seçilirken kimse itiraz etmedi.
Keza Lebron James son iki senenin sayı kralı olmasına karşın, tek Mvp ödülünü bu sene alabildi çünkü takımı Cavaliers ligi birinci bitirdi. Bu gibi olaylar çoğu kişi tarafından eleştirilse de doğruluk payı olduğu su götürmez.
O yüzden bu iki inanılmaz basketbolcuyu kıyaslarken yine bugüne dek kazandıkları başarılardan bahsedeceğim. Öncelikle Kobe Bryant'ın 13 senedir, Lebron James'in 6 senedir bu ligde olduğunu göz önünde bulunduralım.
Kobe bu lige geldiğinde takımı Phil Jackson gibi bir koça ve Shaq gibi pota altı oyuncusuna sahipti. Shaq, final görmüş tecrübeli ve dominant bir isimdi. Phil Jackson ise Michael Jordan'lı efsanevi Chicago Bulls takımının koçuydu ve o takımla 6 şampiyonluk kazandı. Bu çekirdek kadro, en güzel günlerinde üst üste 3 kez şampiyon oldu ve bu şampiyonluklarda Kobe hep ikinci plandaydı. Belki de Kobe ile ilgili öne sürülen en büyük eleştiri buydu. Bir takımı sırtlayamaz deniyordu ama Kobe Bryant, lideri olduğu takımla son iki sene Nba finaline çıktı ve sonuncusunda şampiyon olmayı başardı. Ayrıca kariyerinin tek eksik halkası olan Finallerin Mvp ödülünü de kazanmış oldu.
Kariyerinde 4 şampiyonluğa sahip Kobe Bryant, aynı zamanda 6 kez final oynama başarısı gösterdi. 1 kez sezon Mvp'si ve 1 kez finallerin Mvp'si ödülünü kazandı. 11 kez All Star olan Kobe, 3 kez All Star Mvp ödülünü kazandı. 2 kez sayı krallığı ve 1 kez smaç şampiyonu oldu. Ayrıca 7 kez Nba'in en iyi beşine, 7 kez ise en iyi savunma beşine seçildi. Kısaca sadece bu rakamlar, 1 kez Nba finali gören ve 1 kez Mvp olan, 2 kez sayı kralı olan, 3 kez en iyi beşe seçilen ve 1 kez en iyi savunma beşine seçilen Lebron James'den daha iyi olarak anılması için fazlasıyla yeterli. Ama her şey bu kadar basit değil elbette.
Bu ikilinin arasında 6 yaş farkı olduğunu hesaba katarsak, Kobe Bryant emekli olduktan sonra Lebron James'in ortalığın tozunu atacağını tahmin edebiliriz. Ama Kobe'nin bir zamanlar geçtiği yollardan onun da geçmesi şartıyla elbette.
Bu sene takımı Orlando'ya elendiğinde herkes tek başına bir takımı yenmenin mümkün olmadığında hemfikirdi. Lebron James istatistik olarak gayet cömert bir oyuncu gibi gözükebilir ama sahadaki oyuna baktığımızda tamamen bencil olduğu anlaşılacaktır. Sahada attıkları ve atamadıkları sayıların tamamında, alınan ribaundların, yapılan savunmanın kısaca takımın her şeyinin merkezinde Lebron James var. Bu diğer oyuncuların kapasitelerinin altında oynamalarına sebep oluyor. Lebron James'in en büyük hatası, onlara oynamaları ve hata yapmaları için şans vermemesi. Elbette Lakers'ın Gasol'lu, Odom'lu, Bynum'lu kadrosu Cavaliers ile kıyaslanamaz ama bu gerçeği değiştirmez. Lebron James, basketbol zekası olarak kıyaslandığında Kobe Bryant'ın oldukça gerisinde kalıyor.
Ama iş fiziksel özelliklere geldiğinde tartışmasız Lebron James üstünlüğü göze çarpıyor. 113kg ve 2,03 m boyundaki bu dev bire bir maç yapsalar 93kg ve 1,98 m uzunluğundaki Kobe Bryant'ın üzerinden geçip gidebilirdi. Gerçekten o boyda, o kiloda biri için fazlasıyla iyi bir top hakimiyetine de vücut dengesine sahip. Hatta abartıp şunu bile diyebiliriz. Daha önce gördüklerimiz basketbolcuysa Lebron James başka bir şey. Kaan Kural'ın dediği gibi, "çok başarılı bir Amerikan Futbolcusu olabilirdi."
Elbette Lebron James'in de aynı yollardan geçeceğini ve basketbolu zekası ile oynamaya başlayacağını, saha içinde aktif dinlenme yapabileceğini ve ne zaman oyuna dahil olması gerektiğini bileceğini düşünüyorum. Bunlar zamanla gerçekleşecektir. Ama o güne dek kabul etmemiz gerekir ki Kobe Bryant, şaşalı kariyeri ve şu anda ulaştığı olgunluğa göre Lebron James'den çok daha iyi bir oyuncudur.
Kategori:
all star,
clevaland cavaliers,
darkblack,
kobe bryant,
lebron james,
los angeles lakers,
mvp,
phil jackson
��
17:48 |
darkblack,
derek fisher,
dwight howard,
hidayet türkoğlu,
jameer nelson,
kobe bryany,
lamar odom,
los angeles lakers,
orlando magic,
pau gasol,
rashard lewis,
travor ariza
Lakers belki kendilerinin bile beklemediği bir başarıya imza atarak Amway Arena'da iki maç kazanarak seriyi 4-1 gibi tartışmasız bir sonuçla kazandılar. Kobe Bryant finallerin mvp'si oldu. Orlando en azından bu maçı kazanarak seriyi Los Angeles'a taşımak niyetindeydi ama olmadı. Özellikle son maçta takım olarak çok kötü performans gösteriler.
Lakers açısından her şey çok güzel. Phil Jackson 10. şampiyonluğunu kazanarak en çok şampiyon olan koç ünvanını ele geçirdi. Kobe, Shaq'sız da şampiyon olabileceğini kanıtladı. Kariyerindeki tek eksik ödülü aldı. Geçen sene de finale çıkmış ama Boston'a elenmişlerdi. Bu defa karşılarında tecrübesiz bir takım vardı.
Stun Van Gundy "tecrübe önemli değil, bu oyuncular kariyerlerinde yüzlerce maça çıktı" dese de playoffları ayrı tutmak gerek. Seneye aynı başarıyı gösterirlerse şayet, çok daha kendilerine güvenerek oynayacakları aşikar. Lakers oyuncuları buradan bir sene önce geçtiler ve yenilginin faturasını bazı dersler çıkararak ödediler. Şimdi aynı dersleri Orlando'nun çıkarma zamanı.
Öncelikle Stun Van Gundy'nin Jameer Nelson kararını desteklemiyorum. Nelson seri boyunca en ufak verimli bir şey yapamadı. Hem fizik olarak hem de kafa olarak hazır değildi. Rafer Alston ile finale çıkmış, onun oturduğu zamanlarda Johson ile idare etmiş bir takımın kimyası bozulmamalıydı. Bu, Stun Van Gundy'nin yaptığı en bariz hataydı. Yine de Avery Johson kadar kötü durumda olduğu söylenemez.
Hidayet tüm playofflar boyunca büyüdü. Her turda istatistiklerini yükseltti. Orlando tarihinde ilk kez Hidayet için lüks vergisi ödemeye hazırlanıyor. Üstelik hala Hidayet'i takas etme fikri bu kadar popülerken. Hidayet'i izlerken cidden gururlandık çünkü bu takımın tartışmasız beyniydi. Tıkanan hücumları açan kişiydi. Son topları kullanan kişiydi. Son periyotta topu getiren, oyunu kuran kişiydi. Rashard Lewis ve Dwight Howard'a göre daha az para kazanmasına karşın onlardan daha stratejik bir konumda oynadı.
Dwight Howard'dan da bahsetmek istiyorum. Kendisi, Cavaliers serisinin tek yıldızıydı. Hele son maçtaki istatistikleri inanılmazdı. 40 sayı bırakmıştı potaya. Tüm hücumlarda top ona değmişti. Boyalı alan dışında arkasında Ilgauskas varken topu yere vurarak turnikeye giriyordu. O maçta Orlando'nun, şayet Howard böyle oynadığı takdirde şampiyon olabileceğini düşündüm. Ama bir şekilde Lakers'ın Howard'ı daha mantıklı tutacağını düşünüyordum.
Her ne kadar Howard faul yüzdesini düzeltse de hala düşük olduğu aşikar. %60 civarında atıyor. Üstelik Howard'a faul yapıldığı zaman oyundan düşüyor. Bazen sahada resmen uyuyor. Lakers bu özelliği iyi kullandı. Bir de ikili sıkıştırma getirdiler. Kağıt üstünde çok basitti ve işe yaradı. Top Howard'a indiği anda ikili sıkıştırma getirdiler ve Howard içeri girerse faul yaptılar. Dışarı çıkartırsa topu yardımlaştılar. Hepsi bu ve Howard etkisiz kaldı. O etkisiz kalınca dış uzunlara olan baskı arttı. Orlando hiçbir zaman öldürücü üçlüklerini sıralayamadı. Belki üçüncü maç hariç.
Ariza ayrı paragraf açılması gereken bir performans gösterdi. Hem Hidayet'i savunma görevini başarıyla yaptı, hem de tüm ceza üçlüklerini soktu. İnanılmaz verimli oynadı ve Kobe'nin yükünü azalttı. Hidayet'e de nefes aldırmadı.
Derek Fisher ise çok kötü geçirdiği bir seride yine kahraman oldu. Özellikle dördüncü maçın son saniyesinde attığı üçlük ve uzatmalardaki performansı akıllardan çıkmayacak. Kendisi bu şutun 0,4 sn kala Spurs'e attığı şuttan daha önemli olduğunu söyledi. Son saniyelerde onun kadar soğukkanlı şut atabilen başka oyuncu tanımıyorum.
Kısaca muhteşem iç dış dengesi ve muhteşem dış şutörleri ile Orlando, Nba'in en iyi bireysel oyuncusuna sahip olmasına karşın takım oyunu oynayan ve kenardan muazzam katkı alan Lakers'a kaybetti. İkinci ve dördüncü maç uzatmaya gitti. Bu iki maçtan tekini Orlando kazansaydı bu yazıyı bugün yazamazdım ve belki başlığım Şampiyon Orlando olurdu. Kısmet diyoruz.
Lakers açısından her şey çok güzel. Phil Jackson 10. şampiyonluğunu kazanarak en çok şampiyon olan koç ünvanını ele geçirdi. Kobe, Shaq'sız da şampiyon olabileceğini kanıtladı. Kariyerindeki tek eksik ödülü aldı. Geçen sene de finale çıkmış ama Boston'a elenmişlerdi. Bu defa karşılarında tecrübesiz bir takım vardı.
Stun Van Gundy "tecrübe önemli değil, bu oyuncular kariyerlerinde yüzlerce maça çıktı" dese de playoffları ayrı tutmak gerek. Seneye aynı başarıyı gösterirlerse şayet, çok daha kendilerine güvenerek oynayacakları aşikar. Lakers oyuncuları buradan bir sene önce geçtiler ve yenilginin faturasını bazı dersler çıkararak ödediler. Şimdi aynı dersleri Orlando'nun çıkarma zamanı.
Öncelikle Stun Van Gundy'nin Jameer Nelson kararını desteklemiyorum. Nelson seri boyunca en ufak verimli bir şey yapamadı. Hem fizik olarak hem de kafa olarak hazır değildi. Rafer Alston ile finale çıkmış, onun oturduğu zamanlarda Johson ile idare etmiş bir takımın kimyası bozulmamalıydı. Bu, Stun Van Gundy'nin yaptığı en bariz hataydı. Yine de Avery Johson kadar kötü durumda olduğu söylenemez.
Hidayet tüm playofflar boyunca büyüdü. Her turda istatistiklerini yükseltti. Orlando tarihinde ilk kez Hidayet için lüks vergisi ödemeye hazırlanıyor. Üstelik hala Hidayet'i takas etme fikri bu kadar popülerken. Hidayet'i izlerken cidden gururlandık çünkü bu takımın tartışmasız beyniydi. Tıkanan hücumları açan kişiydi. Son topları kullanan kişiydi. Son periyotta topu getiren, oyunu kuran kişiydi. Rashard Lewis ve Dwight Howard'a göre daha az para kazanmasına karşın onlardan daha stratejik bir konumda oynadı.
Dwight Howard'dan da bahsetmek istiyorum. Kendisi, Cavaliers serisinin tek yıldızıydı. Hele son maçtaki istatistikleri inanılmazdı. 40 sayı bırakmıştı potaya. Tüm hücumlarda top ona değmişti. Boyalı alan dışında arkasında Ilgauskas varken topu yere vurarak turnikeye giriyordu. O maçta Orlando'nun, şayet Howard böyle oynadığı takdirde şampiyon olabileceğini düşündüm. Ama bir şekilde Lakers'ın Howard'ı daha mantıklı tutacağını düşünüyordum.
Her ne kadar Howard faul yüzdesini düzeltse de hala düşük olduğu aşikar. %60 civarında atıyor. Üstelik Howard'a faul yapıldığı zaman oyundan düşüyor. Bazen sahada resmen uyuyor. Lakers bu özelliği iyi kullandı. Bir de ikili sıkıştırma getirdiler. Kağıt üstünde çok basitti ve işe yaradı. Top Howard'a indiği anda ikili sıkıştırma getirdiler ve Howard içeri girerse faul yaptılar. Dışarı çıkartırsa topu yardımlaştılar. Hepsi bu ve Howard etkisiz kaldı. O etkisiz kalınca dış uzunlara olan baskı arttı. Orlando hiçbir zaman öldürücü üçlüklerini sıralayamadı. Belki üçüncü maç hariç.
Ariza ayrı paragraf açılması gereken bir performans gösterdi. Hem Hidayet'i savunma görevini başarıyla yaptı, hem de tüm ceza üçlüklerini soktu. İnanılmaz verimli oynadı ve Kobe'nin yükünü azalttı. Hidayet'e de nefes aldırmadı.
Derek Fisher ise çok kötü geçirdiği bir seride yine kahraman oldu. Özellikle dördüncü maçın son saniyesinde attığı üçlük ve uzatmalardaki performansı akıllardan çıkmayacak. Kendisi bu şutun 0,4 sn kala Spurs'e attığı şuttan daha önemli olduğunu söyledi. Son saniyelerde onun kadar soğukkanlı şut atabilen başka oyuncu tanımıyorum.
Kısaca muhteşem iç dış dengesi ve muhteşem dış şutörleri ile Orlando, Nba'in en iyi bireysel oyuncusuna sahip olmasına karşın takım oyunu oynayan ve kenardan muazzam katkı alan Lakers'a kaybetti. İkinci ve dördüncü maç uzatmaya gitti. Bu iki maçtan tekini Orlando kazansaydı bu yazıyı bugün yazamazdım ve belki başlığım Şampiyon Orlando olurdu. Kısmet diyoruz.
��
10:56 |
andrew bynum,
clevaland cavaliers,
darkblack,
dwight howard,
hidayet türkoğlu,
los angeles lakers,
orlando magic,
pau gasol,
phil jackson,
rashard lewis,
shaquille o neal,
stan van gundy
Serinin ilk maçına 12 saat kala tüm dünya çalkalanırken yazıyorum bu yazıyı. Malum herkes kendince bir fikre sahip. Finale çıkan iki takım, Orlando Magic ve Los Angeles Lakers takımları, çeşitli senaryolar ile favori gösteriliyorlar. 20secondtimeout blogu geçen yıl olduğu gibi yine Lakers takımını favori gösteriyor. Elbette Orlando'nun hakkını yememiş. Ama biliyoruz ki kazın ayağı bundan 2 ay öncesinde olduğu gibi değil. Orlando, eski Orlando değil. Boston serisinin son maçına kadar olan dönem ile bu güne dek olan Orlando'yu birbirinden ayırmak gerek.
Ev sahibi Lakers serinin favorisi durumunda. Buna karşılık Nba finalinde daha adil bir maç sistemi var. İlk iki maç Staples Center'da, sonraki üç maç Amway Arena'da ve son iki maç yine Staples Center'da. Öncelikle Orlando'nun iddiasını ortaya koyabilmesi için deplasmanda yapacakları ilk iki maçtan tekini almak zorundalar. Sezon içindeki iki maçta da Lakers'ı yenme başarısı gösteren Orlando bu konuda kendine güvenli gözüküyor.
Cavaliers serisinin son maçında muhteşem bir Howard izledik. Neredeyse tüm pozisyonlarda top istedi. Tam 40 sayı attı. Daha da önemlisi %70 ile faul kullandı. Savunmada agresif olmasına karşın faul problemine girmedi. Şayet Orlando, Lakers'dan 4 maç almak istiyorsa, bu maçların tamamında Howard böyle oynamalı. Başka yolu yok.
Öte yandan savunması ile ünlenen Cavaliers taktiksel olarak çok kötü hatalar yaptı. Lakers'ın Dwight Howard, Rashard Lewis ve Hidayet Türkoğlu'nu daha mantıklı tutacağını düşünüyorum. Cavs'ın yaptıkları hataları yapmayacaklardır. İçerde Bynum ile Howard'a direk top aldırmamaya çalışırlarsa Orlando hücumunu kitlemiş olurlar. Gerçi dışarda joker gibi bir Hido olmasına karşın her şey Howard'ın performansına bağlı.
Serinin koçlar açısından önemi büyük. Stun Van Gundy Miami şampiyonluğunu evinden izlemek durumunda kalmıştı ve kendi oluşturduğu takımının şampiyonluğundan pay alamamak onu sinirlendirmiş olmalı. Şimdi ona güvenmeyenlere çok güzel cevap verdiği aşikar ama buraya kadar gelmişken adını şampiyon koçlar arasına yazdırmak ve elbette bir yüzük almak isteyecektir. Öte yandan Phil Jackson 6'sı Jordan'lı Chicago ve 3'ü Shaq'lı Lakers'dan olmak üzere 9 tane yüzüğe sahip. Bu rekoru Efsanevi Boston koçu Red Auerbach ile paylaşmakta. Eğer bu sene şampiyon olabilirse bu alandaki rekoru eline geçirecek ve tüm parmaklarını yüzükle doldurabilecek. O da belki Bill Russell fotoğrafı çektirir.
Kobe'den bahsetmemek olmaz tabi. Shaq'sız şampiyonluğa en çok yaklaştığı sene. Tamamen favoriler ve hiçbir mazeretleri yok. Kobe bu seriyi almak için insanüstü gayret gösterecektir. Geçen seneki gibi erkenden direncini kaybetmeyecektir.
Çok zevkli bir seri olacağına eminim. İki tarafta iddialı ama bir tahmin yapmak gerekirse, Amerika başkanı Barrack Obama gibi 4-2 Lakers kazanır diyorum.
Ev sahibi Lakers serinin favorisi durumunda. Buna karşılık Nba finalinde daha adil bir maç sistemi var. İlk iki maç Staples Center'da, sonraki üç maç Amway Arena'da ve son iki maç yine Staples Center'da. Öncelikle Orlando'nun iddiasını ortaya koyabilmesi için deplasmanda yapacakları ilk iki maçtan tekini almak zorundalar. Sezon içindeki iki maçta da Lakers'ı yenme başarısı gösteren Orlando bu konuda kendine güvenli gözüküyor.
Cavaliers serisinin son maçında muhteşem bir Howard izledik. Neredeyse tüm pozisyonlarda top istedi. Tam 40 sayı attı. Daha da önemlisi %70 ile faul kullandı. Savunmada agresif olmasına karşın faul problemine girmedi. Şayet Orlando, Lakers'dan 4 maç almak istiyorsa, bu maçların tamamında Howard böyle oynamalı. Başka yolu yok.
Öte yandan savunması ile ünlenen Cavaliers taktiksel olarak çok kötü hatalar yaptı. Lakers'ın Dwight Howard, Rashard Lewis ve Hidayet Türkoğlu'nu daha mantıklı tutacağını düşünüyorum. Cavs'ın yaptıkları hataları yapmayacaklardır. İçerde Bynum ile Howard'a direk top aldırmamaya çalışırlarsa Orlando hücumunu kitlemiş olurlar. Gerçi dışarda joker gibi bir Hido olmasına karşın her şey Howard'ın performansına bağlı.
Serinin koçlar açısından önemi büyük. Stun Van Gundy Miami şampiyonluğunu evinden izlemek durumunda kalmıştı ve kendi oluşturduğu takımının şampiyonluğundan pay alamamak onu sinirlendirmiş olmalı. Şimdi ona güvenmeyenlere çok güzel cevap verdiği aşikar ama buraya kadar gelmişken adını şampiyon koçlar arasına yazdırmak ve elbette bir yüzük almak isteyecektir. Öte yandan Phil Jackson 6'sı Jordan'lı Chicago ve 3'ü Shaq'lı Lakers'dan olmak üzere 9 tane yüzüğe sahip. Bu rekoru Efsanevi Boston koçu Red Auerbach ile paylaşmakta. Eğer bu sene şampiyon olabilirse bu alandaki rekoru eline geçirecek ve tüm parmaklarını yüzükle doldurabilecek. O da belki Bill Russell fotoğrafı çektirir.
Kobe'den bahsetmemek olmaz tabi. Shaq'sız şampiyonluğa en çok yaklaştığı sene. Tamamen favoriler ve hiçbir mazeretleri yok. Kobe bu seriyi almak için insanüstü gayret gösterecektir. Geçen seneki gibi erkenden direncini kaybetmeyecektir.
Çok zevkli bir seri olacağına eminim. İki tarafta iddialı ama bir tahmin yapmak gerekirse, Amerika başkanı Barrack Obama gibi 4-2 Lakers kazanır diyorum.
��
03:34 |
nba playoff
Uzunca bir aradan sonra lig bitiminde playofflar ile birlikteyiz.
DOĞU KONFERANSI
- Cleveland Cavaliers (1) - Detroit Pistons (8)
Cleveland 66 galibiyet ile kulüp rekoru kırarak Nba'i zirvede bitiren takım oldu ve tüm eşleşmelerde saha avantajını ele geçirdi. Detroit ise faica bir sezon geçirdi ve neredeyse playoffa kalamıyorlardı. Chauncey Billups'ı bedavaya vermelerinin tek avuntusu Rodney Stuckey'in olağanüstü çıkışı oldu. Onlar için sezon biter bitmez muhtemelen Allen Iverson'u kadrodan çıkararak yeniden yapılanmaya gidecekler. Dolayısıyla bu eşleşmenin kesin galibi şampiyonluğa inanmış Cavs.
- Boston Celtics (2) - Chicago Bulls (7)
- Orlando Magic (3) - Philadelphia 76'ers (6)
- Atlanta Hawks (4) - Miami Heat (5)
BATI KONFERANSI
- Los Angeles Lakers (1) - Utah Jazz (8)
Lakers geçen seneki performansını devam ettirebilen yegane batı takımı oldu. İki senedir batıyı birinci bitiriyorlar ve bu sefer daha kararlılar. Kobe açık bir şekilde fedakarlık yapıyor. Odom kenardan gelmeyi problem etmiyor. Bynum sakatlığı üzerinden atıyor. Son maçta Utah Jazz'ı yendiler ve böylece onlarla eşleştiler. Utah Boozer'ın da katılımıyla yine çok yönlü basketbol oynuyor ama Lakers'ı elemeleri zor. Oldukça çekişmeli ve eğlenceli bir seri olacağına eminim.
- Denver Nuggets (2) - New Orleans Hornets (7)
Her ne kadar Denver saha avantajına sahip olsada geçen sene batı birinciliğini son maçta kaçıran takımdan bahsediyoruz. New Orleans kötü bir sezon geçirmiş olabilir ama dediğim gibi, artık playoffdayız. Denver akıllı hamlelerle bu günlere gelmeyi kesinlikle hak etti ama güçleri New Orleans'ı yenmeye yetmeyebilir.
- San Antonio Spurs (3) - Dallas Mavericks (6)
İnsan bu iki takımı ilk turdan görünce hüzünleniyor. Bundan sadece birkaç sene önce teki şampiyon oldu ve öteki şampiyonluğu avuçlarının içinden kaçırdı. Şimdi neredeyse hiçbir iddiaları yok. Tabiki Spurs'ün kurtları açısından durum biraz daha pozitif. San Antonio'nun zorlanarakda olsa turu geçeceğini düşünüyorum.
- Portland Trail Blazers (4) - Houston Rockets (5)
Batının son eşleşmesi. Portland genç kadrosu ile harika işler başarıyor olabilir ama Houston bu sene şanssızlığını yenebilir mi dersiniz? T-Mac yine sakat ve bir kez daha kulübü ilk turu geçsede o bunu göremeyecek. Saha avantajını elinde bulundurduğundan ötürü Portland'a daha çok şans veriyorum ama sonucu kestirilemeyecek bir seri.
��
03:35 |
mehmet okur,
steve smith
Mehmet Okur, takımı Utah Jazz'ın 11 maçta 10 galibiyet aldığı şubat ayında %67,7 gibi muazzam bir üçlük performansı göstererek Nba tarihine geçti. Kullandığı 31 üçlük denemesinden 21 tanesini sayıya çeviren Mehmet Okur takımının başarısında baş rolü oynadı. Mehmet, Nba'de bir ayda en yüksek üçlük yüzdesini tutturan oyuncu ünvanını ele geçirdi.
Bundan önceki rekor 2001 yılında %65,9 ile San Antonio Spurs'den Steve Smith'e aitti. Smith, 41 üçlük denemesinin 27'sini başarıya çevirmişti.
��
Etiketler
- all star (4)
- allen iverson (1)
- andrew bynum (1)
- baron davis (1)
- ben wallace (1)
- boston celtics (4)
- chris bosh (1)
- chris paul (4)
- clevaland cavaliers (5)
- dallas mavericks (3)
- darkblack (18)
- david stern (1)
- deaquan cook (1)
- derek fisher (1)
- deron williams (1)
- derrick rose (3)
- detroit pistons (1)
- doğu-batı (1)
- draft (1)
- dwight howard (3)
- grant hill (1)
- hidayet türkoğlu (5)
- houston rockets (2)
- inarsenwetrust (3)
- jamarion moon (1)
- jameer nelson (1)
- jason kidd (2)
- jermaine o neal (1)
- jordan (1)
- jose calderon (2)
- kevin durant (1)
- kevin garnett (3)
- kobe bryant (6)
- kobe bryany (1)
- lamar odom (1)
- lebron james (6)
- los angeles clippers (1)
- los angeles lakers (7)
- magic johnson (1)
- manu ginobili (1)
- marcus banks (1)
- mehmet okur (1)
- michael beasley (2)
- michael jordan (1)
- mip (2)
- mvp (3)
- nate robinson (1)
- nba (1)
- nba playoff (1)
- new orleans hornets (2)
- new york (1)
- orlando magic (6)
- pau gasol (2)
- paul pierce (1)
- phil jackson (2)
- phoenix suns (3)
- playoff (2)
- point guard (1)
- portland trail blazers (1)
- rashard lewis (3)
- ray allen (1)
- Red Auerbach (1)
- rookie challenge (1)
- san antonio spurs (2)
- sasha pavlovic (1)
- shaquille o neal (3)
- shawn marion (1)
- stan van gundy (1)
- steve nash (2)
- steve smith (1)
- takas (1)
- toronto raptors (2)
- tracy mcgrady (1)
- travor ariza (1)
- utah jazz (2)
- vince carter (1)
















